Bir Çatı Fikriİ Bauhaus

baugropius  Bauhaus_Teachers

Sanatta devrimci düşüncenin oluşabilmesi için her zaman bir akımın ortaya çıkması gerekmez, bazen çok farklı dinamiklerin de dünyayı yeniden biçimlendirme gücü vardır.

Bauhaus bir akım değildi. Aynı düşünceleri paylaşan insanların oluşturduğu bir grup da değildi. Aksine Bauhaus çatısı altında toplanan insanlar, mistisizmden inançsızlığa, muhafazakar anlayıştan, komünizm savunuculuğuna kadar yayılan geniş bir yelpazede yer alıyorlardı. Onların birleştiren tek şey en somut anlamıyla bir çatıydı.

Bir okulun çatısı…

bauhaus1_950px  1922-bauhaus-chess-set  80858_A2_Naef_Optical_Top

20. yüzyılın başında Avrupa’da sanat eğitimi yapan atölyeler yeniden canlanırken, eğitim akademilerden bu atölyelere kaymaya başlıyordu. Yüzyılın başında, sanatsal devrimler ve ilerici sanatçılar, bu konuda üretim ortaya koyacak kurumları ve kişileri de reform yapmaya zorluyordu. Hollanda’da De stijl grubu sanatsal devrimlerin öncülüğünü yaparken, Almanya’da Walter Gropius böylesi bir devrimci düşünceyle, Weimar’daki, yeni reformcu ilkeler getiren okulun temellerini atıyordu. Fütürizm, Marksizm gibi dönemin avante-garde politik ve sanatsal akımlarından da etkilenen Gropius henüz 28 yaşındayken Adolf Meyer’le çalışmaya başlamıştı. Kurucusunun bir mimar olmasına karşın, Bauhaus okulu sadece mimari yaratımlara ilişkin bir manifesto içermiyordu. Bauhaus’un amaçları, öğretim programı ve bu okulda başka neler yapılacağı da tartışılmaktaydı. Öğrencilere aktif hizmetten rastlantısal yeni yaratımlara ve yaşamın anlamına dair eğitim verilecekti. Gropius büyük bir heyecanla işe başladı.

Bauhaus, yeni cumhuriyette savaş sonrası eğitim programlarında reform yapmayı amaçlayan ilk sanat okuluydu. Dersler el sanatları, çizim ve bilimi içeriyordu. Burada iyi ustalar yetiştirecekti. Geleneksel profesörlerin yerine eğitim, ustalar tarafından verilecekti. Öğretim üç ana sanat dalında toplanmıştı.

Mimarlık, resim ve heykel…

Bunun dışında, dokumacılık, taşçılık, metal, çömlek, vitray, tiyatro gibi atölyelerde de eğitim veriliyordu. Bu sanat dalları arasında herhangi bir ayrım gözetilmiyordu. Bauhaus programının iş eğitimi özellikle vurgulanmakta ve burada sanatsal üretimler yapan kişilerin öncelikle işçi olduğu belirtilmekteydi. Onlar, hiçbir sınıf ayrımının olmayacağı, zanaatçılar loncasını kurmak ve içinde tüm sanatları birleştirecek geleceğin binasını yaratmak istiyorlardı.

Bu anlayış, Weimar’da hazırlanan Bauhaus programında da şöyle geçiyordu; “Okul atölyelerin hizmetindedir. Ve günün birinde atölye çalışmaları içinde eriyecektir. Bauhaus’da öğretmen ve öğrenci değil, usta ve çırak vardır.”

Okul öncelikle bir mimarlık okulu olarak tasarlanmış olsa da burada 1927 yılına kadar mimarlık eğitimi yapılamamıştır. Gropius’a göre okulda bütün atölyeler kurulmadıkça bir mimarlık eğitimi yapılamazdı.

Bauhaus, ayakta kaldığı süre boyunca Weimar’dan, Dessau’ya, oradan da Berlin’e taşındı.

Hitler Almanya’sında basıldı. Yöneticilere göre çok önemli komünist belgeler ele geçirildi ve bunlar gazeteler de yayımlandı. Sonunda okul kapandı. Yöneticileri ülkeden kaçmak zorunda kaldı.

Yalnız bu okulun yaydığı düşünce, yeni başlangıçların oluşmasını sağladı. Tipografi, grafik sanatlar, işlevsel mobilyalar. Buluntu malzemelerin dönüştürülmesi, tiyatroda yeni dekor anlayışları Bauhaus’un özgür atölyelerinden çıkan yeni düşüncelerdi.

Bauhaus başlangıçta bir çatıydı…

The typical Bauhaus girl Karla Grosch Dancer and teacher at the Bauhaus  Classic-Bauhaus-Weimar-Advertisment  moholynagy_bauhausclasses

Onun yıkıntılarından esen devrimci rüzgâr Amerika’ya kadar ulaştı ve modern sanatın en uç noktalarından performansa varıncaya kadar birçok yeniliğin alt yapısını hazırlayan anlayışlardan biri oldu.

Bauhaus… Hitler Almanya’sında büyüdü. Savaş histerisine kapılmış bir toplumu ardında bırakıp başka kıtalara savruldu. Kuşakları etkileyecek kıvılcımı çaktı.

Çükü bazen bir meteor dünyayı küle çevirebilir. Bazen bir düşünce onu sonsuza kadar değiştirebilir.

Bilmem anlatabildim mi?